Son Dakika Gelişmesi, Artık Buradayım: İlk Blog Paylaşımım

By

Bugün benim için günlerden “cesaret”. Yazmak çok kolay ama bu kavramı hayata geçirebilmek o kadar da kolay değil, değil mi? Benim için de değildi. Dikkatli okuyun, ne dedim?

Değildi.

Şimdi kolay mı? Tamam, yine kolay değil ama eskisi kadar zor da değil. En azından bugünden sonra o kadar zor olmayacak.

Peki şimdi soracaksınız, ben bunu nasıl kolaylaştırdım? Cevabı okuyorsunuz zaten şu an. Bu, blog sayfamın ilk paylaşımı. Bu adımı atabilmiş olmak benim için çok kıymetli.

Bugün Bağdat Caddesi D&R’da Hwang Bo-Reum’ın imza gününe katıldım. Çok yakın arkadaşım bana doğum günümde alacağını söylediği kitaba ek olarak bu yazarın Hyunam-Dong Kitabevi isimli romanını almıştı (Bunu okuyorsan tişikkirlir sistiirrr). Kitap ile ilgili bilgi vermeyeceğim çünkü okumamış ya da okumakta olanlar olabilir, sonra “Deme öyleeee, onu söylemeeeee” moduna girmenizi istemem 🙂

Romanın yazarı olan Hwang Bo-Reum, yazılım mühendisi olarak çalışırken bu işin kendisine uygun olmadığını fark ederek işi bırakmış ve otuz yaşındayken yazmaya başlamış. Bakın bu nedir? Cesarettir. Çok büyük bir cesarettir. İmza günü o kadar kalabalıktı ki, imza gününde sıra numarası dağıtıldı. Hayatımda ilk defa böyle bir şey gördüm. Bir daha böyle bir şey görebileceğimi ise düşünmüyorum.

Bu blogun ana sayfasını bile insanını (evet, insanını) bekleyen bir kedi gibi beklerken bir bardak filtre kahve eşliğinde Bağdat Caddesi Coffee Gate’de tasarladım (bakın konum veriyorum karşılaşabiliriz orada, sorabilirsiniz “Aaaa sen şu tuhaf isimli blogun yazarı mısın?” Hiç kızmam, vallahi kızmam). Çok düşündüm. “Gülerler mi?” “Ekşi Sözlük’te-X’te-Instagram’da-orada burada rezil rüsva olur muyuz?” İmza gününe az kalmıştı, zaten heyecanım arşa çıkmış durumdaydı, bir de bu düşünceler gelince beynimi siz düşünün. Yine de elimden geleni yaptım ve artık aranızdayım.

Ben bu günden ne anladım, ne anlam çıkarttım? Cesaret her ne kadar bizim hayatımızda bizi zorlayan bir kavram olsa da, dozunda olduğu sürece hayatımızın içinde yer alması gereken bir kavram. Bakın burası çok önemli, dozunda. Elbette şimdi gidip kendinizi tehlikeye atmanızı tavsiye etmiyorum ama küçük konularda denemeler yapmaktan zarar gelmez. Belki şu an yapmaya çekindiğiniz herhangi bir şey, sergilemeye çekindiğiniz herhangi bir özelliğiniz aslında ileride en güçlü özelliğinize dönüşebilir, kim bilebilir ki?

(Masanın fotoğrafını çekmeyi unutmuşum artık nasıl bir heyecansa, bir dahaki paylaşımımda inşallah)

Sonra bir aydınlanma yaşadım bilgisayar ekranımın karşısında çünkü ışığı açılmıştı… Şaka şaka, tabii ki böyle olmadı. İnsanları mutlu edemeyeceğimi anladım. Mükemmeli yapsam, “Bu fazla mükemmel, hatasız kul olmaz, buna güvenmeyin,” moduna gireceklerini biliyorum. O yüzden buradayım. Evet.

Ne mi amaçlıyorum? Sokakta beni çevirip, “Yaaavvv sen ne güzel şeyler yazıyorsun öyleeee, süpersin yu ar dı beeessstttt” falan demenizi beklemiyorum elbette. Ne olursa olsun, ben içimi dökmek için burada olacağım. Belki bir anı, belki komik bir anektod, belki de düşündüren bir alıntı… Burada paylaşacağım.

O zaman “Hayırlı olsun,” diyelim mi? Diyelim bence, diyelim, güzel oldu 🙂

Posted In ,

Şuna bir yanıt: “Son Dakika Gelişmesi, Artık Buradayım: İlk Blog Paylaşımım”

  1. thoughtfullycandye73a14ca22 Avatar
    thoughtfullycandye73a14ca22

    Paylaşımını çok beğendim, blogun hayırlı olsun. 😍Hepimize bir yerden başlama cesareti ve hareket lazım. Sen o cesareti çok önceden yakalamışsın tebrik ederim. ❤️

    Liked by 1 kişi

Yorum bırakın